Fetö Terör Örgütüne Karşı tek DAVA KAZANAN ADAM Doç.Dr Ali İLSEVEN

Bu günkü haber konumuz Doç. Dr Ali İLSEVEN

Kendisi malumunuz üzere 2013 yılında FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNE karşı ülkemizde ilk dava kazanan kişiydi, sterseniz o günleri şöyle kısaca bir hatırlayalım.

2012 Yılında FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ’nün gerçek yüzünü , verdiği her konferansta dile getirmesi sebebiyle FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından hedef haline getirilen ve hatta 2014 yılında Ankara’da bir devlet üniversitesinde verdiği eğitim esnasında FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından zehirleyerek öldürülmeye çalışılan Doç.Dr Ali İLSEVEN.

O dönemlerde bu terör örgütüne karşı açtığı hukuk mücadelesini kazandığı halde Fetö Terör Örgütünün medya ajansı olan Cihan Haber Ajansı mahkemenin haklarında verdiği kesinleşme kararını dahi tekzip edemedi.

Geçmişe döndüğümüzde Fetö Terör Örgütü yapılanması devletimizin her kademesine nüfus etmişti hatta Cumhurbaşkanımıza , MİT Müsteşarımıza karşı hamlelerde bulunmuştu en son 15 Temmuz’da gerçekleştirdikleri darbe teşebbüsünde, zamanında Doç.Dr Ali İLSEVEN in üstüne basa basa minimum 300 Üniversite eğitim seminerlerinde FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ için ‘’ Sizler CIA ya bağlı imamlarsınız’’

‘’ Tek amacınız ceplerinizi doldurmak ve İslamı  bölmek.’’   ‘’ Büyük üstad Saidi Nursi ve mektubatlarını kullanıp adi planlarınıza kalkan yapmak.’’  sözleri sebebiyle bu Terör  Örgütünün haber ajansları ve medyası aracılığı ile Doç.Dr Ali İLSEVEN’in akademik kariyeri  başta olmak üzere tüm eğitim faaliyetlerini durdurmak için her türlü yalan haber üretmişlerdi.

Bu yalan haberlere Karşı Doç. Dr Ali İLSEVEN   bu terör örgütüne karşı açmış olduğu davayı tek celsede kazandı.

Sayın Hocam size kısaca birkaç sorum olacak ilki  : 5 Yılda neredeyse 7 milyon üniversite öğrencilerimize ücretsiz eğitim,  ücretsiz sertifika ve yine kendi yazmış olduğunuz kitaplarınızı ücretsiz  e-kitap olarak  verdiniz bunca emek ve yine takdire gerçekten şayan bunca fedakarlık hem de karşılığında hiçbir şey beklemeden ?

İkinci sorum ise : Bu FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ yapılanması halen ülkemizde mevcut mu ? Bilhassa üniversitelerimizde bu yapılanmanın şu anki durumu nedir?

Doç Dr Ali İLSEVEN; efendim evvela hoş geldiniz sefalar getirdiniz.  Rabbime binlerce kez şükürler olsun ki Rabbim bana en kıymetli  Arif Hocalarını nasip etti ilk hocam Mevlana Celaleddin’in ağabeyinin soyundan gelen devrinin en değerli posnişini ve tasavvuf üstadı Ümmethan Efendiydi.  Ümmethan Efendi  öz dedem olur. Kendisi daima Yüce Allahtan İlim dileyin derdi ve ilmin zekatını diyar diyar gezip sufilik ilkesi olarak anlatın derdi. Biz sadece onun kıymetli mirasına sahip çıktık. Bu ücretsiz eğitim ve sertifikalarının bedelini yüce rabbim her gün ve her an mislince ödüyor bizim kullardan beklentimiz yok sonuçta bizler rabbimin emanetçi elleriyiz o verir biz emaneti sahiplerine teslim ederiz.

Diğer sorunuzun yanıtı öylesine derin ki şöyle izah edeyim: Ben hayatım boyunca siyaseti hiç sevmedim, dedem rahmetliye küçükken siyaseti sorduğumda elime bir elma verdi al bunu tuvalete at sonra çıkar yıka ve soy ardından ye demişti. Dediğini yaptım lakin yine o elmayı yemek içimde gelmemişti . Yani siyasete bir defa bulaşan kişi  ne kadar yıkansa da ne kadar soyunsa da  o koku üzerinden çıkmıyor.

Bunu neden anlattım Türkiye Cumhuriyetine, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder  Atatürk’ten sonra gelmiş gerçekten adam gibi adam dediğim Cumhurbaşkanımız Recep Tayip ERDOĞAN beyefendinin dışında bu FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ ile uğraşan hiç kimseyi göremiyorum.

Başta İstanbul Özel üniversitelerinde bukalemun gibi kamufle olmuş Fetö’nün sadık kulları olan akademisyenleri halen faaliyetlerini alenen sürdürmektedir hatta geçenlerde bir tanesi dikkatimi çekti. Zamanında karşısında dava kazandığım bu terör örgütünün haber ajansının aynı ağzını kullanan ve Amerika da şarlatan hoca efendilerinin dizinin dibinde eğitim almış sözde akademisyen her halinden kendini belli ediyor. Bunları tespit etmek çok kolay Amerika’ya gittikleri tarih ve ihtisas yaptıkları okulların isimlerinden alenen belli olurlar.

Diğer asıl mesele 2011 yılında faaliyete geçen üniversite Sürekli Eğitim Merkezleri  o dönemlerde Fetö Terör Örgütüne Para sağlama kaynağıydı ve geriye dönük sorgulamalarda bunlar zaten ortaya çıktı fakat bunu halen sürdürenler var. Ya gizlenmiş fetöcülerin şirketleri ile ortak faaliyet yürütüyorlar ya da bunların terör örgütüne finansman sağlayan organizasyonlarına onay verip sahte sertifikalar ile öğrencilerin 3 kuruşunu dolandırtıyorlar.

19 Ocak 2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınladı: ” MEB onayı olmayan hiçbir işletme eğitim ve sertifika veremez.”  diye . Buna rağmen Bazı devlet üniversitesi SKS başkanlıkları bu kanuna uymadan her önüne gelen gayri resmi faaliyet yürüten organizasyon şirketi maskesi takmış FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ uşaklarının faaliyetlerine izin vermektedir.

Diye Sözlerini Tamamlayan İLSEVEN’e bize ayırdığı zaman için teşekkür ediyorum.

 

 

Benzer Haberler

Leave a Comment